Matematik Köyü: Geldik mi?

Gezmek hele bir de inanarak gezmek…Saatlerce önünde durmak, seyretmek, içine çekmek, dokunmak, tadına varmak…Şu andan geleceğe anı bırakmak… Yok böyle bir varoluş, ölümsüzlük enstrümanı…

Gezerken kalbime üfler ruhumun ilacı.

Öğleden sonra, ılık bir sonbahar rüzgarı… Dolanan yollarda birbirini bırakmayan iki el… kenetlenmiş, bir olmuş.  Yanda yar… Gerçekten çok dik bir yar. Diğer yanda ise sevgili… Yardan daha şefkatli…

Piknik sepetindeki varlık, gelecek endişesi sıfır…

Mükemmel bir iklim.  Sarı, turuncu ve kırmızının her tonu… mükemmelliğin tablosunun fırçaları gibi yükseliyor ağaçlar…Felsefe taşını bulacağız.. Niyet bu.  Bulabilmek için önce formül, denklem ve gizemi̇ çözmemiz gereki̇yor.

Ve serüven hem bisiklet hem de yürümek gerektiriyor. Yürüyenin görevi geriden gelerek bisikletin hızından kaçan tüm yaşamı izlemek. Bisikletin görevi köşe dönenmeçlere önceden erişmek…

Yolda en az diğerleri kadar kaybolmaya hazır bizlere inat, sürekli adres soran, yaklaşamamak korkusu taşıyan insanlar.   Matematik köyüne geldik mi? Gelmiş olsanız pardon bu soruyu zaten sormazsınız ki? Gelmek için niye acele ediyorsunuz? Geldiğinizde aslında hiç gelemediğinizi nasıl da fark etmiyorsunuz? Gelmeye bu kadar acele ettiğinizden yoldaki varoluşu nasıl da kaçırıyorsunuz…

Zevk almak için tüm ihtiyacınız bir duvarın üstünden yere sallanan bacaklar…Gerisi zaten önünüzde uzar…İşte tam bu sırada bir ağaçkakan size yıllardır hazırlandığı gösterisini sunar…

Tüm ihtiyacınınız bir duvar…Üstünden atladığınızda size bambaşka bir hayat sunar..

Bazen piyano çalarsınız, bilmemeye inat notalardan ahenk akar… bazen şiir okursunuz, kaybolursunuz içinde.

Bazen kuşlarla paylaşırsınız kendini saklamaya çalışan ayçiçeğinin çekirdeklerini…Bir an kitaplığın içinden eski bir kitabın kokusunu çekersiniz içinize.. sonra pöti kare masalar, dev bir soba eşliğinde içilen kırmızı renkler..

Sonra bir köpeği durdurabilmenin cesaretini tadarsınız…o sıralarda oturur en ünlülerin izlerini bulursunuz…

Nesin in ruhu, bu dünyadaki son haliyle karşılaşırsınız… İyi ki geldiniz der..sevgilinize döner ve tekrarlarsınız.. İyiki geldin.

 

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s