Meraklısına bir polisiye…

Balkonda iyice gizlenmişti. Sessizliği dinliyordu. Kopan gürültüden sokak başındakilere baktı. İki sarhoş naralar atarak, yalpalayarak geliyordu. Kaçık herifler diye düşündü. Çevre binaların camlarına baktı. Yansıması görünmesin diye kafasındaki maskeyi bir daha kontrol etti. Duvara yapışmış durumdaydı. Çok gürültü çıkarmasalar diye düşündü. O sırada çöp konteynerinden çıkan kedi yardımına yetişti. Kapağı düşürmüştü. Kopan gürültü sarhoşları korkuttu. Başka yöne doğru topukladılar. Kedi şaşkın konteynerin kenarında oturuyordu.

İçeriye yoğunlaştı. Çok önemsenmeyen, göz ardı edilen bir ip ucunu takip etmişti. Hisleri bu küçük detayın önemli olduğunda ısrar etmişti. İçeride dört kişi, koltuklarda yatıyordu. Bir tanesi ayağa kalktı. Sesten dolayı. Tamda onun bulunduğu balkona doğru geliyordu. O sırada masanın üzerinde duran telefon çalmaya başladı. Telefonu almak için geri döndü. Sandalyeye oturdu. Anlamadığı bir dilde konuşmaya başladı. Vücut dilinden görebildiği kadarıyla ortada yanlış giden bir şeyler vardı. Adam bağırmaya başladı. Ayağa kalktı. Sinirli sinirli odayı arşınlıyordu.

Bozok onlarca yıllık eğitimi sayesinde bir hayalet kadar sessizdi. Daha iyi görüntü almak için balkonda yerini değiştirdi. O anda fark etti. Dondu kaldı. Dikkatsizliğine küfretti. Yerde balkondan girişi engellemek için bir bubi tuzağı kurulduğunu son anda fark etti. Gece görüş gözlüğü hayatını kurtarmıştı. Metalin soğukluğu önünde yeşil bir hat oluşturuyordu. Bubi tuzağına basmadan adımını büyük atarak karşıya geçti. Terlememeyi öğrenmişti. Ama kalbinin çarpıntısını engelleyemedi. Derin derin burnundan nefes alıp vererek heyecanını engelledi. Parmakları titresin itemiyordu. İçerde bir kıpırdanma oldu. Bir şeyler oluyordu. Acele etmesi gerekiyordu. Ama destek kuvvetin gelmesi için birkaç dakikaya daha ihtiyacı vardı. İçerdekiler çabucak ayaklanıp, spor çantalarına açıkta olan silahları dolduruyorlardı. İki ihtimal vardı. Ya burada olduğunu öğrenmişlerdi. Ya da eyleme başlamaları için emir gelmişti.

Zihni yıldırım hızıyla çalışıyordu. İçeriye girmesi durumunda en az ikisini alt edebilecekti. Ama diğer ikisine yetişemeyecekti. Karşısında bulunanlar eğitimli teröristlerdi. Ortalığı kana bulayacaklardı yeniden. Cep telefonundan tekrar konumunu attı. Acil kodunu beraberinde yazarak. Merkez bu koda daha çabuk cevap verecekti. Köşede yeni bir karartı gördü. Bu arkadaşları olmalı diye düşündü. Sokağın kontrolünü yapıyordu anlaşılan. Aşağıya kadar yürürdü. Sokağın temiz olduğunu görünce arkadaşlarına mesaj attığını düşündü. Adam karanlıkta kayboldu. Sonra beyaz bir Van geldi. Şoförü görebiliyordu. Bir kadındı. Kadınlar bu işlere nasıl bulaşır diye düşünmeden edemedi.

Beklemeye karar verdi. Görünmeden bir gölge gibi balkondan aşağıya indi. Duvarlara sinen karanlıktan yararlanarak arka sokaktaki arabasına geçti. Lazerle gelen aracı sabitlemişti. Uyduyla takip edebilirdi. Arabasına ulaştığında onu bir sürpriz bekliyordu. Tam kapıya uzandığında arkasında iki güçlü el kafasına balyoz gibi yumruk indirmişti. Eğitimi bir ajan olmasaydı bu yumruk onu bayıltmaya yeterdi. Sendeledi. Ama saniyesinde dengesini buldu. Hasmının kim olduğunu anlamak için hızla döndü. Adam müthiş hızlıydı. Kaburgalarına doğru bir yumruk daha yedi. İçindeki nefes boşaldı. İki büklüm oldu. Diyaframını hedefleyen yumruk onu nefessiz bıraktı. Yine de arabasına tutundu. Hasmı durmuyordu. Ensesine gelen balyoz kadar sert yumruktan arabanın camına yansıyan görüntü sayesinde kurtuldu. Adamın hamlesi boşa gitmişti. Kaporta içeriye doğru göçtü. Sağlam diye düşündü. Bu boşa giden hamle toparlanması için yeterliydi. Dövüş tekniği oldukça iyi olan bu adama yapılacak tek şey vardı. Tabancasını çıkardı. Susturucu keskin bir boşalma sesi çıkardı. Adam omzundan vurulmuştu. Bu kadar atik tabanca çekme ve vurulmanın şaşkınlığı sardı bakışlarını. Kaçmaya başladı. Bozok arkasından fırladı. Yan duvarın üstüne çıktı. Hızlıca koştu. Uçtu ve adamın kafasını kaldırıma yapıştırdı. Darbe sert olmuştu. Bordür taşının kenarına gelen boynu kırılmıştı. Cesedi görünmesin diye karanlığa çekti. Dizlerinin üstünde çevresini dinledi. Çok da gürültü olmadığı için şükretti.

Fakat Bozok nasıl deşifre edilmişti? Kimseye son ana kadar burada olduğunu söylememişti. Merkezde bir köstebek vardı anlaşılan. Ya da tahmin ettiğinden daha iyi bir şekilde haberleşmeleri izleniyordu. Arabasına geri döndü. Sessizce ve farları açmadan yan sokağa doğru sürdü. Beyaz Van ortada görünmüyordu. Yanındaki takip ekranını açtı. Bir saniye sonra sistem Vana yerleştirilen vericiye ulaşmıştı. Merkeze doğru gidiyorlardı.

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s