Lütfen biri bana acil kötülük yapsın:)

İnsanın kendi hakkında hiç kötü bir şey olmasını istemediğinden midir nedir kötü olan ve başımıza gelen herhangi bir şeyi kabullenemememiz, direnmemiz? “Kötülük var, iyi ki de var çünkü bu duvara çarpmadan önce fark etmen için” dedi ruhumun ilacı. Kötülük olmadan iyiliğin kadir kıymetini bilemiyor insan. Kötülük  rotanı hatırlatıyor, sapabilirsin ama istersen yoldan çıkma diyor. Tercih senin. Yıllarca sapabilirsin ama vicdan dümeni tam da gözlerini sonsuzluğa kapadığında seni yeniden ele geçirirse!!!

 

Her gün iyilik dilenmenin aksine bugün bana biri keşke kötü davransın diyebiliyor muyum gerçekten? Diyebiliyorsam erdim demektir. Kötülüğü de kabul edebilmek, hazmedebilmek ne olgunluk! Bir de kime göre ve neye göre kötü?

 

Şöyle baktığımda hep iyi şeyler isteyen, olsun diyen, kendimi iyilikler müptelalığına sevk eden ben, neden kötü bir davranış, sözle karşılaştığımda bu kadar sarsılıyorum diye düşünürken buluyorum kendimi. Kötü diye bir şey yok mu ki dünyada da bu kadar şaşırıyorum? Atila is in wonderland!!!  Kötü insanın kendi içinde zaten varken, zaman zaman da ortaya çıkarken, başkasından gördüğün kötülüğe neden bu kadar kafayı takıyorsun? İnsan insanlığını yapacak, it ise itliğini.

 

Koruma, korunma güdüsüyle temelde belki de kötü bir şeyin başına geleceğine ihtimal vermiyorsun, böyle bir şeyi kendine yakıştırmıyorsun. Acaba, her şey hep iyi olmak zorunda mı? Bir süreliğine kötü olsa ne olur ki. Alt üst olmaktan neden korkuyorsun, kim bilir belki de alt üsten daha iyidir. Bekle, acele etme, olduğu için şükret.

 

Kötünün de merhaleleri var. Az biraz kötü, biraz kötü, kötü, olabildiğince kötü, çok çok kötü, felaket…

 

Şimdi şimdi anlıyorum, biraz kötü bir şeyler yaşamak kaçınılmaz olarak şart. Neden mi? Biraz kötüyü yaşamadan doğrudan en berbatını yaşadığını düşün. Yaşadığımız her olay aslında bağışıklık sistemini güçlendirmeye yarayan hastalıklar gibi. Korunmak için, mücadele için sana bulaşması şart.

 

İyilik tiryakiliği de en az  kötülük müptelalığı kadar sakıncalı. Aynen tek taraflı beslenmenin vücutta bıraktığı hasar gibi. Sürekli bal yemek gibi bir şey. Bir süre sonra bal bal özelliğini kaybediyor, damak tadını artık alamıyor.

 

Ara sıra kötülüğe maruz kalmak insanı kendine getiriyorsa o zaman ara sıra kötü davranmak ta normal olmalı. Kötülüğe özen(dir)mek değil demek istediğim. İçinde var olan diğer ucu görmen ve kabullenmen için, insan olduğunu hatırlamak için. Düşünsenize, içselleşmemiş bir iyilik yapma eğilimi ne kadar da yıpratıcı. İnandığın için değil ama inandıkları için iyilik yapmak. Kötülüğün asıl nirvanası bu, istemeden iyilik yapmak.

 

Kötülük yaşamanın da bir vesile olduğunu, öğrenme için var olduğunu, zorlamaların tekamülün parçası olduğunu, güllük gülistanlık zamanlarda değil kötüyü yaşarken kendini sorguya çekebilmenin erdem olduğunu görebilmek için.

 

Kötü bize kötülük yapmak için değil aksine bize yararlı olmak için var. Neden her gün düzgün olmalıyım ki, biraz da yamuk olayım ne olur. O da bir çizgi değil mi?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s