Ona karşı duyduğunuz sevginin özünde yatan duygu nedir?

Bir süredir “sevmek” fiiline kafayı taktım. Sevmeye nasıl karar veriyor insan ya da neden bazılarını, bazı şeyleri seviyor da diğerini sevmiyor, sevmekten neden vaz geçiyor? Sevmek sadece hormonsal bir tepkime mi diye düşünürken ruhumun ilacı bir film önerdi “Eternal sunshine of the spotless mind” (nedense Sil Baştan adıyla anılıyor film).

Jim Carrey’in oyunculuk yeteneğine diyecek bir şeyim yok. Muhteşem! Sahnede geçen bir kelime dikkatimi çekti. Soruyor, “ona karşı duyduğun sevginin özünde yatan duygu nedir?” Afalladım biraz. Ne yani sevginin özünde sevgiden daha farklı bir duygu mu var!!! Şöyle bir zorladım o çok zorlanmayı sevmeyen kafamı. Acıdığı için sevebilir mi insan? Korktuğu için? Gözüne girmek için? Menfaat için? Güvende hissetmek için? İmrendiği için… Ya da sevilmeye bağımlı olduğu için? Eğer sevmenin özünde başka bir duygu varsa o zaman bu o kişiyi değil giderdiği ihtiyacımızı sevmek mi oluyor!

Sevmek ne zamandan beri bir karşılık için oldu?

Gerçekten sevginin özünde sevgiden başka bir şey varsa o zaman gördüğün ve gösterdiğin, aldığın ve verdiğin tüm sevgi anları, tatları gerçek sevgi tadında sevgi olmayabilir mi?

Sevginin süresi mi var da sevgililer bir zamanlar öylesine değil delicesine severken bir anda kolayca kopabiliyor? Gerçek sevginin kopmaması gerekmiyor mu? Bir zamanlar sevgideyken birden aynı kişiye nefrete nasıl dönüyor duygu? Sevgi dolu anılarını nasıl da birden hafızasından silebiliyor insan. Bu ego tutsağı zihin gerçekten çok sinsi işler yapabiliyor. Sadece sevimli yanlarını değil sevimsiz yanlarını da gözlemliyor, algılıyor, depoluyor ve gün gelince “ama sen bana şöyle demiştin” ni çıkartıyor.

Huduniden daha yetenekli!

Gerçek sevgi yaşamadan gerçekmiş gibi yaşanan sevgiler arasında bocalamak büyük kayıp. Duvarı çizdiği için çocuğuna kızan yetişkinleri düşündüm bir an. Şimdi bu eşyaya olan sevgiden mi kaynaklanıyor, nerede kaldı çocuk?

Sevginin de tonları olabilir diyerek eğlenen zihnimi yakaladım. Diyor ki grinin bile elli tonu varsa sevginin ohooo!

Gerçek sevgiyi gerçek olmayan ancak adını söylemekten, kabul etmekten çekindiğimiz başka duygudan ayıramamak ne berbat bir durum. Bir sevgiden diğerine geçmek, ne için?

Acaba sevmeyi mi bilmek lazım?

Gerçek sevgiyi bir defa olsun yaşamamış olmak hayatın en büyük pişmanlığı olsa gerek.

Şükür pişman değilim:)

Ona karşı duyduğunuz sevginin özünde yatan duygu nedir?

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s