Kendini tanımak

Keşfetmek için yeni yerlere gitmek zorunda değiliz, olduğumuz yerde durup bakış açımızı değiştirmek, yeni bir bilince geçmek yeterli. Eğer şüpheciliğimizin sınırlarını makul (?) kalmaya zorlamazsak, şüpheciliğin yarattığı “gerçeklik” içinde çırpınıp durur, içeride yükselttiğimiz kalın duvarlar aracılığıyla sınırlarımızı oldukça daraltırız. Bu durumda potansiyelimiz içinde boğulmak için dış etkiye gerek dahi kalmadan kendimizi içerden bitiririz. Basit bir çözümleme okudum bu sabah. Dolambaçlı jargon, akademik mastürbasyondan uzak. Diyor ki; 

Giderilmeyen arzular içerde boşluğun oluşmasına neden olur.
İçerde doldurulmayan, giderilmeyen boşluk kızgınlık, pişmanlık ve depresyon gibi olumsuzlukları ortaya çıkarır.
Boşluğun doldurulmaması, devam etmesi patlama potansiyeli yüksek kritik bir yığının birikmesine yol açar.
Kritik yığın kaynamakta olan suya benzer, an be an taşabilir, kızgınlık, düşmanlık, akıl sağlığı bozukluğu gibi.
Kritik yığın bu aşamaya geldiğinde kişi sadece kendi potansiyelini değil diğerlerinin potansiyelinden istifade etme şansını da davranışlarla yok etmeye başlar.
Kendi kritik yığınıyla yaşamayı tercih eden kişi sadece kendi gününü değil diğerlerinin gününü de mahvetmeyi amaçlar.
Bu “kötülük yayma” halini kendi gibi olanlara ulaşana kadar, ya da kendine benzeyenlerden oluşan bir topluluk yaratana kadar devam ettirir.

Oysaki kendini gerçekten tanısa, gerçek arzularını fark etse bu farkındalık bir supap görevi görerek kişinin taşma aşamasına gelmeden önce biraz buhar salmasını sağlayabilir. Kişinin kendini tanıması nasıl gerçekleşir? İçinde hissettiğin her sıkıntı, zorlanma aslında tanımanın işaretidir. Bir durumdan, olan bir olaydan, girdiğin bir münakaşadan rahatsız mısın? Rahatsız eden her ne ise, onu gördüğün andan itibaren çözümlemenin kapısını aralayabilirsin. Rahatsız olmaya alışmaya kalkarsan bir süre sonra kendine ve çevrene rahatsızlık veren bir insana dönebilirsin. Yaptığınla aslında olmak istediğin örtüşmüyorsa ve bunu fark ediyorsan işte sana kendini tanımada bir şans daha. Nice anlık gülümsemeden, tebessümden, kahkahadan, mutluluktan, sevgiden mahrum kalmak istemiyorsan önce kendini tanı.

Eksik yönlerin olabilir, fark et, geliştir, kendini iyileştir. Fark etmenin değişik yolları var. Bir es ver, dur, yavaşla, fark et ve anla. Ne bu hız, ne bu bir hayata her şeyi sığdırma gayreti? Ne bu doyumsuzluk? Kendini sen inşa ediyorsun, daha ziyade seçimlerin. Üzülme, olan her şey iyiliğin, öğrenmen, kendini tanıyıp geliştirmen için. Gerçek bin bir yüzlü; içsel, dışsal, algısal, hissel.

Unutma, neyi arıyorsan bulduğun o dur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s