Doğada bu an…

Dün A7 kitaptan çıkan, “Doğada Bu An” adlı kitabın yazarı sevgili Hüseyin Çağlar İnce rehberliğinde Selçuk Belediyesinin takdire şayan desteğiyle, Belevi ve Barutçu göllerinde minik bir kuş gözlem serüvenimiz oldu. Her yaştan, liseden emeklisine, bir toplulukla birlikteydim. Yaklaşık 2 saat süren enfes bir yolculuktu.

Neler öğrendim neler…

Rahiplerin müptelası olduğu “Hayıt” ağacının ne işe yaradığını.

Coğrafyasında yaşadığım Karya imparatorluğunun asıl manasının İncir olduğunu!

Okaliptus ağacının işgalci olduğu, ancak yağına biraz limon yağı koyarsan iyi bir sinek kovucu olduğunu!

Ilgın ağaçlarının suyu yeryüzüne yakınlaştırdığını!

Keçiboynuzu (harnup) ve Zeus arasında nasıl bir ilişki olduğunu ve bundan sonra sabah akşam beni keçiboynuzu yerken görenlerin lütfen soru sormaması gerektiğini!

Ve DSİ’nin ne anlama geldiğini. Doğayı Sarsan İşgaliye. Beyler, bırakın sular aksın binlerce yıldır bildiği gibi aksın, göller kurumasın. Su bu, hepimizin malı. Benim malımı bana satmak ne demek! Bulsalar yakında oksijeni de satar hale getirir dünyayı saran kapitalist zihniyet. Artık hap haline gelen oksijeni neremize alıp soluruz, bilemedim.

Kız böceğini, küçük ak balıkçılı, balabanı, karabatağı, büyük balıkçılı, ibibiği, yılan kartalını, göremediğim ama varlığıyla herkesi heyecanlandıran utangaç pelikanı.

İnanılmaz güzel bir geziydi.

Bir yol, ahenk tutturmuş doğa. Kendi kendine bir gidişat ve görünmez bir elin getirdiği intizam, muazzam. Neler yapıyorlar bizim için, biz farkında olmadan. Nasıl nazlı nazlı salınıyor karabataklar.

Bir daha kumda güneşlenirsem ne olsun! Batan güneşe karşı ağaçta tüneyip güneşlenmek. Deneyeceğim. Çok şey öğreneceğim bu karabataklardan çok.

Hele İbibik, nasılda rengarenk. Özendim ona, bırakacağım sadeliği bundan sonra, rengin caydırıcılığı felsefesine artık ikna oldum.

Dünü çok sevdim.

Daha da güzeli insanlarda olan doğaya dönüş ruhunun varlığını sevdim.

Düşündüm bir an!

Ne kopardı acaba bizi doğadan?
Dört duvar, bir beton bir de kapı iç karartan
Bir pencere büyüklüğünde ise özgürlük, dışarda kalan
Acaba nedir biz içeri kapatan?

Eminim geziye katılan liseli gençler, diğer liseliler gibi, karşılarına çıkan hayat dört seçenekten ibaret sorulara verilen cevap alışkanlıklarının; bir kızböceğinin narin dalışları karşısında anlamsız olduğunu sorguluyorlardır. Ya da yerde bir şey gören yılan kartalının havada neredeyse hareketsiz sabit kalışını… Ya da bembeyaz duruşuyla tabloyu ölümsüzleştiren balıkçılların “bize ne sorulardan” turlarını…

Teşekkürler Çağlar…

#a7kitap #geçitbenkaybolmadanonce #berraligezgin Doğadabuan Çağlar Ince

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s