Kötü yok?

Geçenlerde “hazzı ertelemekten haz almakla” ilgili aktardığım yazıda yer kalmadığı için bugüne kaldı. Bir olayla karşılaştığımızda karar verirken, yargılarken de haz alıyoruz. Ama,  karar vermenin, yargılamanın, suçlamanın hazzına kaptırıp genelde anında karar veriyoruz. Sonuç bizim için yeterli. Sonucu gördüğümüz için anında iyi ya da kötü yargısına ulaşmayı seviyoruz. Yargılarken geçmişi genelde tüm detayları bilmiyor ancak, bilmeden de olsa şablon göstergelerin etkisiyle olayın nedenlerini her nasılsa görebiliyor, bilebiliyor ve yargılayabiliyoruz.

“Kendini Bilme Sanatı, İnsan’ın Kitabı”, sayfa 411 de mükemmel bir örnek. Aktarayım.

Gazetede bir hırsızlık olayını okuyorsunuz. Bir evden değerli eşya ve para çalınıyor. Çalan kişi yakalanıyor. Resim de hırsız. Pejmürde bir kıyafet kirli, saç sakal birbirine girmiş! Dişler sararmış.

Hırsız ve yaptığı eylem konusunda ilk düşünceniz ne olurdu?

Hırsızlıkla ilgili şablonlarınız nelerse onlar devrede. İyi ki çalmış diyen yok. Kötü bir şey değil mi?

Hırsızlık kötü ve hırsızın yaptığı kabul edilebilir bir davranış değil! Çevrenizde bu olayı anlattığınız herkes yüzde yüz bu kişinin cezalandırılması gerektiğini düşünmekte. Tabi ki sizde.

Sonra bilmediğiniz bazı detayları okuyorsunuz. Hırsızın bir yıldır iş aradığını ve bulamadığını öğreniyorsunuz.  Evet evet. Aynen düşündüğünüz gibi, her yere başvurmuş ancak kimse ona iş vermemiş. Kendisi bizden değil hani ötekilerden. O yüzden iş verilmemiş. Yani mecburen çalmış.

Çevrenizde bu olayı anlattığınız kişilere bu detayları katarak yeniden anlattığınızda  önemli bir kısmı bu hırsıza karşı biraz vicdanlı hale geliyor.  Tabi ki, sizde.

Durun. Karar vermek de acele etmeyin. Biraz daha sabırlı olun. Detaylar geliyor. Bu hırsızın 6 aylık bebeği var ve bebek aç. Anne evden gitmiş. Kimsesi yok. Bebeğe süt ve mama almak için hırsızlık yapıyor.

Çevrenize bu detayı verdiğinizde aman canım çalmasaymış, olur mu öyle şey diyenlerin sayısında nispeten bir azalma oluyor. Sizde de adama karşı acıma hissi başlıyor. Hatta yardım edebilseydik düşüncesi dahi oluşuyor.

Durun. Daha fazla detay var.  Hırsızın abisi aslında zengin, babasının mirasına konmuş ve bu adama zırnık koklatmamış.  Hırsız aslında abisinin evini soyuyor.

Ohh iyi ki yapmış diyen sayısı, yapmasaymış diyenden kat kat fazla oluyor.

Detay daha bitmedi. Hırsız evde var olan, rahatlıkla çalabileceği paranın tamamını değil sadece ihtiyacı olan kadarını almış.

Oldu mu yani. Hırsıza “vay be, ne mert, dürüst, adammış” diyen sayısı katlanıyor.

Hadi biraz da benim hayal gücüm çalışsın. Hırsız aceleyle kaçarken  çaldığı parayı cebinden düşürüyor. Para bir tomar halinde kaldırımın üstünde. Oradan geçmekte olan ve babasının ameliyat parasını denkleştiremediğinden intihar etmeyi düşünen çocuğun eline geçiyor.

Ne oldu? Bu çocuğun parayı alıp almadığını mı merak ediyorsunuz?

Anlayabildiğim kadarıyla kafamız genelde dualite prensiplerine göre çalışıyor. Bir olay ya iyidir ya kötü!  Kendini geliştirebilen insanlardan duyduğum, okumalarımda karşılaştığım kadarıyla idrakini iyi-kötüye oturtan milyarlara karşın aynı dünyada farklı, başka bir düzlemde yaşayanlarda var. Onlara göre “olan her şey iyi”. Tesadüfe yer yok. Hepimizin yaptığı (ya da yapmadığı) eylem, söylediği sözle bu denklemde bir görevi var.

Nasıl ya diye isyan edesim geliyor! Yan yanasınız aynı mahalledesiniz ama o konuda sizin gibi düşünmüyor.

Sizin günah dediğinize günah diye bir şey yok diyor.

Sizin zararlı dediğinize, zarar yok diyor.

Sizi kötü dediğinize o iyi diyor.

Sevgiden başka hal yoktur diyor.

Her şeyin karşılığıyla var olması gerektiğini düşündüğümüz dünyada (iyiliğe iyilik, kötülüğe kötülük) enseye tokat yiyorsunuz.

Seçenekler.

Kalkıp tokat atana bir tokat da sizin atmanız.

Ayağa fırlayıp, tam vuracakken vaz geçmeniz

Ayağa kalkmadan tokat atana yerden bakış atıp işinize devam etmeniz.

Kafayı bile çevirmeden tokada rağmen işinize devam etmeniz.

İşte.

Beri gel, daha beri, daha beri

Bu yol vuruculuk nereye dek böyle

Bu hır gür savaş nereye dek

Sen bensin işte, ben senim işte.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s