Üç Günlük Hayat: Dün, bugün ve yarın!

Üç Günlük Hayat: Dün, bugün ve yarın!

Zaman üzerine düşünüyorum. Hep anda kalmayı öneren bir sürü rehber okuyorum. Çoğuna “sıkıysa sen anda kal!” diyorum içimden. Fakat yine de dayanıklılıklarına, zihin kontrol yeteneklerine hayranlık duyuyorum.

Şu anı yaşa!
Ömür dediğin bir gündür, o da bugündür!
Dün geçti, yarın ise meçhul. Elinde bugün var, ona bak!
Gelecek meçhul, kaygıya gerek yok!
Kendini ana bırak! Ak git!
Ana güven!
Olan her şey iyidir!
Olduysa şükret olmadıysa sabret!

Dünü kötülemekten, gelecekten korkmaktan neden vaz geçemiyoruz!

Anı yaşa!

Eyvallah, çok güzel bir temenni. Ama başarmak, hele sürekli geçmişe gitmeye kurgulanmış zihnime hakim olup onu burada, şu anda tutmak. Denildiği kadar basit gelmiyordu bana!

Üç günlük hayat: Dün, bugün ve yarın!

Kim demiş mutlak gerçek var diye? Zaman üzerine değişik formüller deniyorum. Yani, birileri öyle tanımlamış diyerek onu öyle kabul etmemeyi deniyorum.

Karıştım fazlasıyla.

Dün bugüne yarın diyordum, yarın ise bugüne dün diyeceğim. Oysa, bugün ne dünden ne de yarından bağımsız. Bugün beni ben yapan dünkü yaşadıklarımsa yarınım ise bugün seçtiklerim. Kısaca, üçten vazgeçtim, tekliğe geçtim. Tek BUGÜN var. Düne bugün dedim. Yarına da bugün.

Bugün…

Zaman kipini değiştirerek geçmişteki bugüne, sonra da yarındaki bugüne gittim. Geçmişte ve gelecekte bugün olur mu demeyin, geçmişte de yarında da bugün olabilir. Zamanda yolculuk yapabiliyormuşum. Algı meselesiymiş. Mesela “geçmişte bir pazartesi günü bana oldukça hayal kırıklığı yaşatan insanlarla mücadele etmek zorunda kalmıştım”. Şimdi geçmişteki zaman kipini bugünle değiştiriyorum. “Bana insanların öğreteceği çok şey var ve ben çok farklı insanlarla tanışıyorum. İnsanların ve kendimin değişik yönleriyle yüzleşiyorum”. Gelecekteki bugüne gidiyorum. “Gelecekte bir Cuma günü işsiz kalır mıyım acaba?”. Geleceği bugünle değiştiriyorum. “En büyük servetim daima benimle ki – hala nefes alıyorum – dolayısıyla gelecekte bir Cuma günü hiç işsiz kalmıyorum”.

Algı meselesi ???

Zaman kipi sen nelere kadirmişsin. Ben geçmişteki olayı değil olayın bende yarattığı duyguyu daha çok önemsiyormuşum. Unutamadığım ve bugünümü şekillendiren olay değil olayın tetiklediği duyguymuş. Hayal kırıklığı (kayıp, yenilgi) duygusunu kazanç (sahip olma) duygusuyla değiştirebilirsem, o zaman hem geçmişi, hem şimdiyi, hem de geleceği aynı anda değiştirebilirim. Gelecekteki kayıp korkusunu (yok) sahip olmayla (var) değiştirirsem o zaman hem şimdiyi, hem yarını dönüştürebilirim.

Zamanı yaratan nedir? Sorular, sorular, sorular…

Geçmişte kalıyor, gelecekten dönemiyorsa insan, zamanda hareket eden nedir o zaman?
Duygu, düşünce nasıl bir geçmişte bir gelecekte geziniyor ki? İnsan bir düşünceden ibaretse, dün ve yarın yok o zaman.
Zaman aslında ilerlemiyor mu yoksa, doğrusal düzlemde akan bir şey yok mu? Bizim zaman diye yarattığımız başka bir zamanın içinde minicik bir oval mi?

Korkular, kazanma isteği geleceği yaratıyor.

Pişmanlıklar, kayıplar, acılar, keşkeler ise geçmişi.

Oldu bitti, acaba ne olacak? İflas etti, acaba ne olacak? Kızdı, acaba ne olacak? Boşandı, acaba ne olacak? Kaçtı, acaba ne olacak? Küfretti, acaba ne olacak? Ceza verdi, acaba ne olacak? Küstü, acaba ne olacak? Gelmedi, acaba ne olacak? İşsiz kaldı, acaba ne olacak?

Daha da kafamı kemiren soru…

Zaman herhangi bir şeyi değiştirmiyorsa dün ve yarın yok mu o zaman? Dün bugünün mimarıysa, bugünde yarının sahibiyse, zaman da değişen nedir o zaman?

Yani, dün neye sahipsem, bugünde aynı şeye sahipsem ve yarında aynı şeye sahip olacaksam kısacası sahip olduğum şey değişmiyorsa üç boyutlu zaman yok o zaman. Kısaca, dün, bugün ve gelecekte değişmeyen tek şey belki de “nefes almam”. Dün nefes alıyordum, bugün nefes alıyorum, yarında nefes alacağım. Ha burnumdan, ha başka yerimden ama alacağım. Kimi haz verecek, kimi acı. Kimi biraz hızlı  kimi yavaştan.

Değişmiyorsa şu an nefes almam, dün ve yarın yok o zaman.

Madem dün, bugün ve yarın değişmeyen şey nefes almak, kendinle daha çok ilgilenmeye çaba göster! Dünün keşkelerine, bugünün avuntularına, yarının acabalarına teslim olmaktansa daha iyi nefes almaya odaklanayım o zaman!

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

One thought on “Üç Günlük Hayat: Dün, bugün ve yarın!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s