Zeytin gözlüm…

20170906_115046Açık penceremden ona baktım yine. Bahçedeydi. Dargın değildik ama bir süredir uzağız, öylesine kıpırdamadan duruyor. Hiç gelme taraftarı değil. İlk hareketi benim yapmamı bekliyor. Adım atsam belli beni saracak.

Genelde kendi halinde, bana bulaşmayan bir yanı var. Uzaktan, uzaktan bakıyor. Mesafeli. İlişkimizde kontrol bende ya da ben öyle zannediyorum. Bana göre daha büyük; hem yaş hem de boy olarak. Yine de birbirimiz için yaratılmışız biliyorum, olduğu yere çok yakışıyor.

Zaman zaman onu kıskanıyorum, benim başım genelde dertliyken o derdi umursamıyor. Başında sadece yellerin esmesine izin veriyor. Çok gün görmüş hali var. Tecrübelerini dokunursam aktarıyor.

İnsanlarla arası benden daha iyi. Hemen hemen herkesle dost, kimseye darılmıyor, küsmüyor. Hakkında bazen iyi şeyler söylenmediğine şahit oluyorum. Çok takmıyor. İçi kötülük dolu insanların bile kendine dokunmasına, yaslanmasına izin veriyor.

Sadece insanlarla değil hayvanlarla da kıskandığım bir dostluğu var. Serçeler, kumrular, köpekler, kediler, ne ararsan… Bir mıknatıs gibi kendine çekiyor. Onlarda gelip kuruluveriyorlar. Çekmekle kalmıyor onları resmen içine alıyor.

Benden çok çok donanımlı. Toprağı biliyor. Fizikten anlıyor, bir bakıyorsun tam anlamıyla bir ziraatçı olmuş zeytin üretiyor, bir bakıyorsun meteorolog bana yağmurun, fırtınanın yaklaştığını söylüyor. Zoolog olup tüm böcekleri üstünde tutabiliyor.

Bu arada çok tutumlu. Sadelikte güzellik bulanlardan. Ne makyaja ne de kıyafetlere asla servet yatırmıyor. Dört kıyafeti var desem yalan olmaz, her mevsimde birini giyiyor. Mevsim demişken baharda acayip şen, kış ta ise karamsar, biraz depresif. Her zaman çok canlı ama kışta uyumayı başka seviyor, dürtsen uyanmıyor.

Bir de baya dayanıklı, resmen kalın kabuklulardan. Yanında hayat buluyorum, nefesim ferahlıyor.

İnsanları seviyor demiştim. Çocuklarla bir başka. Gün boyu üstünden inmeseler bana mısın demiyor. Sağlamcı, ayağını toprağa çok sıkı basıyor. Büyüdüğü topraktan kolay kolay kopmayan, nerden geldiğini bilen, köklerine sahip çıkan bir tip.

Tarih konusunda tam bir kütüphane, çok şeye şahit olmuş. Kulağıma fısıldamayı seviyor.

Çok yemekten yana değil, sadece suyla beslenen tiplerden. Her zaman fit, kollarını bacaklarını sallamayı en çok da rüzgarlı havada seviyor. Sadece sallamıyor, hiç görmediğim bilmediğim dansları yapıyor.

Allah’a arası iyi sanırım. Çünkü bazen huşu içinde mırıldandığını duyuyorum. Beni saran ölüm korkusu onda yok, başka zaman başka yerde yeşereceğini biliyor.

Faydalı olmak hayat felsefesi olmuş. Bazen tat oluyor, bazen ses, bazen temas, bazen de gören gözler için güzellik.

Hem gökyüzüne aşık, hep topraktan kopmuyor.

Dayanamayıp, sarılıyorum. En az  beş asır sürecek ilişkimiz, biliyorum.

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

One thought on “Zeytin gözlüm…”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s