Stajyerlik modern kölelikse kalksın o zaman!

 

Dün bizi dibe doğru çekmeden önce etrafında tatlı tatlı döndüren bir anaforun içine girdik meraklı zihinlerle. İnsanın sürekli gelişmeye, kendine yeni değerler katmaya, var olduğunu unuttuğu değerlerinin üstüne sinmiş tozları şöyle bir almasına, kendini silkeleyip insan olduğunu, bir beşer olarak her türlü beklenmedik durumla mücadele edebilecek yetenek ve güçte olup olmadığını tartışıyorduk…

Sonra reklamcılık sektöründen bir ilan takıldı gözümüze. Diyordu ki:

Manzarayı seven, yüzmeyi bilen, kafası güzel, gülmesi özel, Fotoşoka hakim, Youtube’da muallim, Google’da Google’ı aratmayan, Çay demleme sanatının inceliklerine vakıf, Dijital pazarlama ve sosyal medya alanında istisdasxasm edilmek üzere SÖMÜRÜLECEK! STAJYERLER ARIYORUZ…

Şaka gibi değil mi? Marjinal olayım derken kafayı gözü yaran bir ilan…

Daha bunu hazmetme süreci bitmeden başka bir haber:

“Stajyer aşçı et kazanına düşerek haşlandı”.

Al sana sömürü……Ve bir haftadır bekliyorum. Gazetelere boy boy ilan verip “gelin bizde okuyun” diyerek bu çocukların aklını çelen anlı şanlı hiçbir okul, otel, dernek, vakıf bu olayı henüz kınamadı bile. Olan zavallı stajyere oldu, sadece bedeni değil hayatı yandı.

Sömürmek, köleleştirmek, kölemenleştirmek, insanlığın en onursuz hareketi, değil de nedir? İşini iyi yapanlara sözüm yok, onlar istisna ama şu stajyerlik var ya. Kendi tecrübelerimden de biliyorum. Tam bir modern kölelik.

Kölelik demişken… Özgür iradesinin kişiden alınarak, başkası adına istemediği işleri yapması, gün boyu didinip gün sonunda verilen bir maşrapa suya ve bir çanak yemeğe muhtaç kalması, ellerinin kolların bağlı olması değil aynı zamanda benliğinin bağlanması, çaresizlik içinde şartlarına razı olması, başka bir hayatın mümkün olmaması düşüncesinin aklına beton gibi dökülmesidir, kölelik. Köle pazarlarında, Köle İsahura gibi filmlerde sahnelen görüntülerin, ya da Anthony Johnson’un mahkeme kararıyla köleleştirilmesi etkisiyle oluşan fikirlerimiz var.

Birden onlar canlanıverdi.

 

Avrupa’nın tam da en göbeğinde Slav ırkının kölelikteki geçmişi kendini “slave” içine öyle gizlemiştir ki. Aristo’nun, Hamurabi’nin binlerce yılın izi “bazı insanlar köle olarak doğar” fikrinin ayrık otluğundadır. İnsanın, böylesine değerli bir varlığın hem de en kötü muamelede mağdur bırakılarak, ticaretini, alınıp satılmasını önce eskilere ait bir unutulmuş eylem olarak düşünmekte çoğumuz. Klasik imaj: Eller, kollar zincirlenmiş, zincir boyuna kadar uzanıyor. Zincirin ucu sahibinin elinde. Eşyadan bile kıymetsiz. Eşyasına göz bebeği gibi bakar insan, kıymetlidir, tozunu alır, siler, en iyi şartlarda saklar, bir çaput parçası bile olsa güve yemesin diye önlemler alır… Ama kölesine her türlü eziyet revadır…

 

Batının, doğunun, kuzeyin, güneyin daha kıyılarına ulaşmadan yarısının ölmesine göz yumduğu, yerli halkı telef etmesi tarih sayfalarında.  Bugün medeni dediklerimizin köle ticaretindeki liderliği, köleliğin sözde kalkmasıyla bitmedi ki. Spartaküs’le başlayan sömürgecilerle sömürülenler arasında amansız bir mücadele…  Kalkması, ortadan yok olması için verilen savaş insanlığın verdiği en büyük mücadelelerden biri. Mücadele deyince bakıyorum da insanlık tarihinde bazı mücadeleler özgürleşmek kisvesi altında sömürmek adına. Daha geniş topraklarda daha özgür yaşamak. Daha zengin kaynakların içinde daha özgür yaşamak. Ama paylaşmadan bencilce.  Dünyada herkese bol bol yetecek kaynak varken hem de.

 

Gel stajyerim bak biz sana mesleği öğreteceğiz? Stajını yakarım…

 

İnsan özgürdür, kölelik mahkeme kararıyla kalkmıştırJ Ki bu konu tartışmalıdır dünya kölelik haritasına göre bu kölelik hala vardır, seks işçiliği için kaçırılan, borç sarmalında kıstırılan ve zorla çalıştırılan 50 milyon insanın var olduğunu raporluyor 2016 Küresel Kölelik Endeksi.  Bu sayıya stajyerler dahil değil!

 

Bir başka insanın diğerini ya da insanın kendini köle yapma isteği bitmiş midir?

Başkası adına, kendini yok ederek çalışmak bir kölelik midir?

Ya da emeğinin, canla başla çalışmanın sonucunda alması gerekene bir başkasının el koymasına ses çıkaramamak?

Yanlış olduğunu bildiği halde insan eli konulmuş kurallara boyun eğmek, hakkı olan izin için yalvarmak?

Efendi sultasına baş eğmek…

 

Sömürülmek çeşit çeşit: İdeoloji köleliği… İmaj köleliği… İnanma köleliği… Seks köleliği… Para köleliği… Dijital kölelik… Zihinsel kölelik… Duygusal kölelik…

 

Hangisi diğerinden daha iyi?

 

Bir insanın başına gelebilecek en büyük kötülük kendi bakış açısını kaybederek başkasının dayattığı bakış açısına dört elle sarılması olsa gerek. Kendin gibi düşünme ama sana biçilmiş sınırlar içinde yaşa, itiraz etme, sorgulama yetini bir kenara bırak, sonunda ne olacak? İnsanın en büyük silahlarıdır düşünmek ve sorgulamak, oysaki bu silahlarını elinden bırakıp gardını düşürdüğünü görmemek?

 

Birinden izni dışında faydalanma bitti mi? Taş baltaya karşı demir baltayı vermek bitmedi… Stajyer oldu lejyoner… Tehdit, şiddet, baskı, gücün istismarı ve aldatma yoluyla kişilerin elinden alınan özgürlük? Bir insanın başka bir insanı tamamen kontrol etmesi ve bu kontrolü sürekli tutmak için şiddet uygulaması bitmedi ki… İnsanın kendine pranga vurmasının bir tezahürüdür şu düşünce şekli: “bir başkası bizim için düşündüğünde bizim yararımıza düşünmüş oluyor”. Nedir bu “onlar söylüyorsa, (özellikle birileri), doğrudur” mantığı.

 

Saf çocuk…

 

Kölelik ve sömürü… Başkasına, eşyaya, maddeye körü körüne adanmış bir hayat var ise bitmemiştir. Adanma zorunluluk, bilinçsizlik ya da istekle yapılmış olabilir. Örneğin ne yediğimize, ne içtiğimize, ne giydiğimize yön verenler kadar, nasıl davranmamız, ne düşünmemiz, nasıl düşünmemiz gerektiğine günümüzde sınırlar koyulmakta mıdır? İnsanın diğerine muhtaçlığı bir kölelik türüdür. Ya gerçekten muhtaç değilse, muhtaç olduğu düşüncesi illüzyondan ibaretse. İnsan köleliğin zincirini kırabilir mi?  Kölelik bir bağımlılık olabilir mi? İçilen sigaradan, dinlenen müziğe kadar aşama aşama insan köleleşebilir mi?

 

Yeniden ilana dönelim. Emek sömürüsüne dönen stajyerlik… Beş yıldızlı sömürü…

Stajyerlik modern kölelikse kalksın o zaman!” üzerine bir yorum

  1. Bu köleliğe okulunuz öğrencisi iken 75 gün staj süresi ile iki defa, turizm lisesi öğrencisi iken 4,5 ay süre ile iki defa maruz kaldım. Kesinlikle kalkması gereken bir sömürü sistemi.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s