Velimpiyatlar

Dünya tarihinde yerini alan, bize özgü olması nedeniyle ayrıca bir önem taşıyan, “bu ülke marka üretemiyor” diyenlere kapak olmaya aday Velimpiyatlarla sizleri tanıştırmak isterim. Bize özel yüzyılın buluşu niteliğindeki hayat boyu spor etkinliği için masrafa gerek olmadığını da ayrıca belirtmek isterim. Aynen 100 metre ya da 400 metre bayrak koşularında yenilmez, geçilmez olan siyahi atletlerin başarısının arkasında yatan anatomik yatkınlık geni gibi. Velimpiyatların beşiği olan bizlerinde bu spor türüne olan yatkınlığımız nedeni içtiğimiz su, yediğimiz yemek, soluğumuz havadan dolayı endemik bir gendendir. Ulusal bir spor olmakla birlikte, sadece bizde ortaya çıkan bir durum olmayıp, içimize gelip yerleşen yabancılarda da nadir de olsa görülmesi dikkat çekicidir.

Velimpiyatlar tüm sporlardan farklıdır. Hayat boyudur, dört yıl falan beklenmez, süreklidir. Her yıl olmakla birlikte platin velimpiyatlar vardır.  10, 14 ve 18 yaşındaki platin velimpiyatlar, hayatta unutulmayacak anlardır. Katıldığı halde madalya alamayanların teselli olması için bir de 22 yaşında katılma şansı verilen, golden velimpiyatlar vardır.

Velimpiyatların birden fazla, mesela 17.000 tane, birincisi olabilir.

Velimpiyatın anatomisi rekabet, ezme, kendini yok etme üzerine kuruludur. Hırs bir numaralı gerekliliktir.  Olamadığını oldurmak zaruridir. Sonunda çocuğunu kendine benzetemeyen velimpiyatçı toplumdan azledilir.

Dışarıdan gelecek olan “vay be”, “helal olsun”, “bak Hasanların oğlana”, “nasıl da çalıştı çocuk”la yüklenmiş çılgın, ama kıskanç alkışlar velimpiyatların en önemli yakıtıdır.

İyi bir velimpiyatçının çocuğunu memlekette var olan her kursa yazdırması gerekir. Basketbol, voleybol, masa tenisi, bale, jimnastik, yüzme, duvar tırmanma, tenis, bisiklet, koşu, eskrim, dans, paten kurslarından arta kalan zamanda ev ödevlerine üflemeden, püflemeden zaman ayıran çocuğun bu davranışının nedeni kurs eksikliğindendir, varsa dikiş, nakış, ebru, gitar, matematik, astronomi, resim, fizik kurslarına da katılması sağlanmalı, soluk alması engellenmelidir. Varsa böyle bir çocuk, bu aykırıdır, uyumsuzdur, dikkatle izlenmelidir. Çocuğun nefes almaya vaktinin kalmaması iyi velimpiyatçılığın göstergesidir.

En iyi velimpiyatçı çocuğunun beynine hayatın dört seçenekten oluştuğu betonunu dört köşe dökendir. O çocuğun, hayatta her şeyi dört seçenek olarak görmesini sağlayacak yıkamadan her gün geçmesi gerekir.

Velimpiyata sporcu hazırlayan her veli çocuğunun kendi fikirlerini üretmesi engellemeli, sürekli başkalarının yazdığı ve yaydığı bilgiler ezberletmelidir.

Çocuğun fikirlerini söylemesi engellenmeli, onun adına veli konuşmalı, düşünmeli, yaşamalıdır. Başarı hedefleniyorsa başkalarıyla kıyaslama yapılarak çocuğun özgüveni yıkılmalı, sınavı kazanamazsa öleceği hissettirilmeli, her gün vites ve hız yükseltilmeli, günde 500 sorunun altında test çözen çocuk  ve çözdürmeyen veli velimpiyatlardan ihraç edilmelidir.

Velimpiyatçı ağaca, kuşa, doğaya ilgi duyan çocuğu derhal psikoloğa götürmeli, aslen kendisi de velimpiyatçı olan özel psikolog masaya asıl yatırması gereken veliyi dışarda bırakıp, çocuğu kısa sürede embesile döndürmeli, hasta olduğuna inandırmalı ve ilaca bağlayarak muhteşem ilaç firmalarının velimpiyatlarda sponsorluğuna devam etmesini sağlamalıdır.

Yarışa hazırlanan velimpiyatçı sürekli diğer anne ve babalarla buluşmalı, gidilen kursları öğrenmeli, trend hocaları ve özel kursları takip etmeli, dır dır yaparak sürekli çocuklarını yetersiz hissettirmeli, diğer anne babaları devre dışı bırakmak için siyah yalanlar söylemeli, gerektiğinde terlik, süpürge gibi yardımcı enstrümanlar kullanmalı, dezenformasyonla diğer çocukların mutsuzluğu pahasına kendini tatmin ederek, çocuğunu olduğundan büyük ya da küçük olduğuna inandırmalıdır.

İyi bir velimpiyatçı çocuğunu değil kendini düşünendir. Bu yüzden de çocuğuna diğerlerini düşünmemesi gerektiğini aşılayandır. Diğerleri yükselmeye yardımcı olacak merdiven basamaklarından farksızdır, üzerine basılabilir.

Olamadığı mesleği kendi çocuğuna oldurtan velimpiyatçıların sayısıyla ölçülen başarı da elimize su döken millet henüz yoktur.

Hodri meydan.

 

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s