Herşeyin olması gerektiği gibi olması hali

yaprak suda

Yakınlarda çocuklarla sokakları arşınlarken, patlayan bir su borusundan etrafa yayılan, yokuş aşağı akan suyun hatırlattığı bir konuyu paylaşmak istiyorum. Değişik boy ve ağırlıkta yaprakları akan suyu bir ırmak gibi kullanarak, hangi yaprağın aşağıya, yolun sonuna diğerinden daha önce ineceğini görmek için bir yarış içindeydik. İnanılmaz ama asfalttan kopan küçük çakıl taneleri dahi hareket halindeyken akan suya koyduğumuz yaprakların bir süre sonra takılıp kalması, küçük çakıl tanelerinin ise yuvarlanarak bazen yapraktan bile hızlı hareket etmeleri şaşırtıcı bir gerçeği anlamama yardımcı oldu. Her şey ancak olması gerektiği gibiydi. Çakıl tanelerinin başardığını biz neden başaramıyorduk?

“Her şey olması gerektiği gibidir”; ancak, nedense insan olması gerektiği gibi olan, gelişen tüm konulara müdahale etmekten, eleştirmekten kendini alamaz. Olaylar benim kontrolüm altında olmalıdır, müdahalemle normal akışı değiştirebilirim inanışı egonun tezahürüdür. Olaylara, insanlara müdahale etme iştahımız “bir gün zaman makinası yapılırsa, geçmişte olan olaylara insan müdahale ederek tarihsel akışı, olayları değiştirme” olasılığındaki gizil korkuları çağrıştırmaktadır. Geçmişteki olayların değişme ihtimalinin yarattığı cazibe, umarsız şekilde bugüne yapılan müdahaleyle geleceğin değişmesi olasılığıyla kıyaslandığında nedense daha göz alıcıdır.

Her şey olması gerektiği gibidir anlayışı oldukça büyük bir lokma olup, hazmı için onlarca kış geçmesi gerekir.  Her şeyin olması gerektiği gibi olduğunun kabulü büyüklük barındırmayan, insanın egosunu terbiye etmesinin göstergelerindendir.  Bu çaba göstermemek değil aksine olması gereken olayla olması gerektiği gibi birlikte hareket etmektir. Aynen çakıl taşı gibi. Lavabonun içinde soldan sağa doğru dönerek akan suyun akış yönüne müdahale olması, gerektiği gibi olan bir olayla olması gerektiği gibi ilgilenmemeye örnektir. İlk bakışta çırpınmak ve kurtulmak merkezli bir eylem olmakla birlikte, güçlü akıntıya karşı harcanan gayretin sonucu yorulmak ve umudu yitirmek olacaktır. Oysaki, akışın diğer ucuna gelinmesi bir olasılık olup, gelindiğinde taze, korunmuş bir güç, aksi yönde hareketin yarattığı sonuçlardan daha katlanabilir olasılıklara neden olabilir.

Her şeyin olması gerektiği gibi olmuş olması düşünüldüğünün aksine bir son ifade etmemektedir. Bekle gör. Olaya müdahale olmaması ancak küçülerek gerçekleşebilir. Büyük ama hareket edemeyen yaprağa karşın küçük ama atik çakıl taşı gibi. İnsanın aceleci yapısı, olayları sonlanmış olarak tanımlamaya kodlanmış olmasından kaynaklanmaktadır.  Olması gerektiği gibi olan olay bir devinimdir. Spiral hareketi hala devam etmektedir. Kendini herşey sanan insanın müdahalesi, olması gereken olayın sadece hareket sınırlarını daraltmaktadır. Enerjisi tükenen olay değil insandır.

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s