Yalnızlık o kadar da öcü değil!

Zaman zaman ebeveynlerin çocuklara “dayatmalarıyla, endişeleriyle” ilgili kendimce bazı ilginç örnekler gözlemliyorum. Bunlardan biri de yalnızlığa bir hastalık gözüyle bakılması ve illa da sosyallik!  “Arkadaşlarıyla zaman geçirmek yerine tek başına oynuyor”, “asosyal bir çocuk mu oluyor” endişesi ya da “insan sosyal bir hayvandır” inancı yalnız kalmanın ne kadar da terapik bir eylem olduğu gerçeğini gölgeliyor. Sosyal kurallarla şekillenmiş, ne olduğunu, ne dendiğini ya da ne yapıldığını tam olarak anlayamadan diğer insanlarla zaman geçirmenin tek başına zaman geçirmekten faydalı olduğu iddiası bana oldukça tutarsız geliyor. Aslında yalnız başına geçirilen zaman bence çocuğu sosyal ortamlarda davranışsal olarak daha olgun kılıyor. Suskun kalma davranışının daha çok sosyalleşirken arkadaş baskısına maruz kalan çocuklarca sergilediğini görmemek mümkün mü?

Tutum, davranış vb insana özgü bilgiyle, tecrübeyle şekillen unsurların zamana karşı göreceli olduğunu unutan ebeveynler çocukların sürekli sadece sosyal ortamlarda olması gerektiği gibi bir yanılsama içindeler. Neden mi? Çünkü, çocuklar karanlıktan ve yalnızlıktan korkarlar. Bak sen, tüm zamanların en büyük kontrollü yalnızlığıyla dünyaya geldiğimiz çok çabuk unutuluyor.  Bu korkuyu onların içine yerleştiren ve yalnızlığın muhtemel psikolojik faydalarını bilmeyen büyüklere artık bir şeyler demeli. Freud’un bence en yanlış olduğu konulardan birisidir yalnızlığı kaygıyla ilişkilendirilmesi. Doğru koşullarda yaşanan kronikleşmemiş yalnızlığın neresi kötü olabilir ki? Yalnızken kuşları gözlemlemek, kelebekleri incelemek, yaprak seslerini ayırt etmeye çalışmak… Kendini tanımak. Zihinsel berraklık çoğunlukla yalnızken ulaşılabilecek bir an.

Sosyal ortamın kısıtları olmadığını mı düşünüyoruz? Hadi bir kendimize gelelim lütfen. Sosyalleşirken sergilenen davranışın birçoğunun “gerçek beni” yansıtmadığını” bilmeyen kalmadı sanırım. Yalnız kalıp kendinin ne olduğunu keşfetmek korkusunu yaşamaktansa elektrik şokuna  maruz kalmayı tercih eden yetişkinlerin çocuklarına biraz da yalnız kalarak gerçek kendileri bulmasına izin vereceklerini sanmıyorum. Ama yine de hayal kuruyorum. Doğru koşullarda yalnızlığı destekleyen, çocuğun elinden tutup psikoloğa maruz bırakmayan ebeveynlerin artması daha çok kendini bilen, kendini keşfetmek için 40 sene beklemek zorunda kalmayan, sosyal aforizmalar yaşamayan ve yaşatmayan bir toplumun inşasına yardımcı olamaz mı?

Gerçek beni tanımak için biraz yalnız vakit geçirmek iyidir,  haddime değil ama tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s