ben, bana, benim, bencilik:) bensizlik:(

Hayatta, yüzde yüz kendinize ait bir kişisel arzunuz, isteğiniz, ihtirasınız oldu mu? Ama gerçekten sadece size ait, sizden kaynaklanan. Toplum, kültür, diğerleri tarafından dayatılan arzu, ihtiras, istekler ve yapmaya kodlandığımız onlarca şeyden bahsetmiyorum. Örneğin, saygın olmayı siz mi istediniz yoksa saygın olunmasına değer veren bir topluma mı uydunuz? Anne-baba olmayı siz mi arzuladınız yoksa toplumdaki yerleşik gelenekler gereği mi anne-baba oldunuz? Kendiniz için mi yoksa başkalarının size imrenmesi için mi sosyal mecrada kendinizi ifşalıyorsunuz? Herkesin ellemesi için ortaya saçtığımız, herkesin gözü önüne serdiğimiz şey bizim için gerçekte ne ifade edebilir ya da değer taşıyabilir ki?

Ruhumuz kendi kendine yetemiyor mu da hep diğerinden, başkasından bir beğeniye muhtaç yaşam sürüyoruz?

Üstünde düşünmeye değer bulduğum, uzun zamandır da merak ettiğim konulardan birisidir “ben”cilik mi?,  “bensizlik mi” sorusu. Herkesin bir beni var, becilikle bencilliği kast etmiyorum. Sorum,  insan gerçekte kendinde mi yaşar yoksa başkasının içinde mi?  Her tür insanın beğenmediği, sevmediği hatta nefret ettiği, birlikte anılmak istemediği  sıfatları arasında harislik, hasislik, narsistlik, müfterilik, müptezellik, bencilik var ama olanca yaygınlığına rağmen bensizlik nedense sıfat olarak anılmaya aday bile değil…

Kendi içinde değil, başkalarının içinde yaşayanların durumunu hiç düşündünüz mü? Biliyorum bu mümkün değil diyorsunuz ancak benim gerçeğimde fazlasıyla yaygın.

Başkalarının içinde yaşayan insanlar..!

Ne mi demek istiyorum?

Klasik uzaylı gerilim filmlerinin vazgeçilmez teması, deriden, solunum yolundan ya da geriden insan vücuduna girerek, girdiği vücudu koza olarak kullanan yaratıklardan bahsetmiyorum.

Başkalarınca beğenilmeye, imrenilmeye, büyük görünmeye şöhret olmaya adanmış nice hayatlara bakınca, çoğunluğun aksine ben, benci olmaya artık o kadar da soğuk bakmıyorum.

Bensizleri, etkilerini, sonuçlarını gördükçe sadece bencilere değil bencillere de daha sıcak bakıyorum.

Sadece kendini düşünenlere, kendi çıkarlarını ön planda tutanlara, dikkati sürekli üstlerine çekmeye çalışanlara, sürekli kendisinin beğenilmesini, hayran olunması için çaba gösterenlere bencil insan deniyor. Burada bence mana karışıyor. Bencil insan ben varlığını öne koyar, sevin ya da sevmeyin bencil en azından “ben”in farkındadır.  Başkalarının onayından etkilenmeyenler gerçek bencilerdir. Başkalarının onayına, alkışına ihtiyaç duyanlar gerçekte ne benci ne de bencildir, onlar bensiz olanlardır. Başkalarının kendine imrenmesini, hayran olmasını isteyenler kendi benini, kendisini, başkalarına feda eder.  Benliksizliğin varlığı  işte bu nedenden dolayı yok edicidir.

 

 

 

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s