Evrene duyurmadan karar almak:)

Hayatınızın bir zaman diliminde pusulasız, kaptansız kalmış bir tekne gibi dalgalarla oraya buraya sürüklendiği anları sizde yaşamışsınızdır.

Bir şeye karar verirsiniz. Ne olduğu önemli değil. Ama değişmez bir gerçek vardır. Kararınızı, kararınızın sonuçlarına göre yargılarsınız. Oysaki sonucu değiştiren süreçlerdir. Yani işimi bırakırsam şu olur, evimi bırakırsam bu olur…

Eğer sonuçlarıyla yargılamaya devam ederseniz adına hayat, evren ne diyorsanız ona bir fırsat verirsiniz. O da görevi gereği size kararınızın doğru olup olmadığını düşündürtecek bir sürü senaryoyu devreye, gözünüzün içine sokar. İçinizde, kenarda köşede kalmış kararınızın sonuçlarından bir endişe kırıntısı olduğundan evren size bu kurduğunuz sonucu yaşatmak için devrededir. Evren ne yaratırsanız onu yaşatır?!? Kendi yarattığınız gerçeğin dışına da çıkamazsınız.

Eğer yüzde yüz emin değilseniz aldığınız karardan düşündüğünüz sonuçları yaşama olasılığınız yüzde yüz.

Kararınızdan döndürmek için mi bunu yapar bilemem. Kararın bir seçim olduğunu, seçimin içinde ise sonsuz olasılık olduğunu unutmamak da fayda var. Ne diye en olumsuzu istiyorsun ki?

Karar aldıysanız bunu uygulamaktan daha doğru bir şey yoktur değil mi? Yok işte böyle olmaz. Kararınızı tekrar tekrar sorgulamanızı gerektiren nice olaylar art arda başınıza gelmeye başlar. Aslında bunlar ilk görünüşte kararınızla ilgili değildir gibi görünür ama  gerçekte hepsi kararınızla ilgili küçük kırıntıların ayrı ayrı size hatırlatılmasından başka bir şey değildir. Mesela, yaptığınız işten bunaldınız ve sizin kişiliğinize uymayan bir sürü alavare, dalavere dolabın döndüğü işinizden artık ayrılmak istiyorsunuz.

Ama aklınızda bir sürü acaba? En temel acaba “doğru karar verdin mi?” Evrenin en sevdiği düşünce dalgasıdır bu “acaba”, bunu yaydığınızda size fena yapışır.

Ayrılacağım ama “acaba yeni iş bulamaz ve parasız kalırsam?” Evren hemen devreye girer o gün ya cüzdanınızı kaybeder, ya kartınızı bankaya kaptırır o gün para sıkıntısı çekersiniz, ya da para sıkıntısını düşünmenize neden olan bir haber izler ya da okursunuz.

“Kendimi tam da güvence altına almadan ayrılıyorum galiba” kuruntusu içinizdeyse, işten ayrılma kararı almış olsanız dahi o gün ya dişiniz ağrır ya da başınız. Böylelikle evren size “bir ayrıl, sigortasız ol da gör bakalım” kaygısını dibine kadar yaşatır.

Hakkımdaki gıybetten bıktım, işten ayrılma kararınızı birde sana sorayım diyerek arkadaşınıza mesaj yazarak kendinizi bir taraftarın güvenli ellerine bırakmak istersiniz. “Geri zekalılar hep hakkımda konuşuyorlar, bıktım bunların dedikodularından” yazdığınızda olmayacak şey olur ve telefonunuz, klavyeniz bir azizlik yapar ve hoop yazdığınız mesaj dedikodu yaptığından şikayet ettiğiniz kişinin kutusuna düşüverir.

“Olsun ben kitap yazarım, seminer veririm geçinir giderim” dersiniz. Aman böyle düşünmeyesiniz, dile getirmeyesiniz. Kararınızda kalıp kalmayacağınızı denemek için evren yine hiç olmayacak bir şeyi yapar. Yayınevi sahibi her şeyinde anlaştığınız, artık baskıya girmesi gereken kitap için kapak sayfasında bir anlaşmazlık yaratabilir. Kitap basılmaz.

Onu yaparım, bunu olurum, şunu denerim demekte, sonuçlar üzerinde düşünmekte ne var diyeceksiniz. Ama sadece düşündüğünüz her endişeyi değil iyi olduğunu düşündüğünüz şeyleri de size yaşatan bir evren var.

İyi bir babayım galiba dersiniz, babalığınız test edilir.

İyi bir dostum galiba dersiniz, dostluğunuz test edilir.

Ahde-vefayı önemserim galiba dersiniz, size ahde vefa göstermeyen tecrübeler yaşatılırsınız.

İyi bir eşim galiba dersiniz, evliliğiniz test edilir.

İyi bir komşuyum galiba diye düşünürsünüz, komşuluğunuz test edilir.

İyi bir akademisyenim herhalde dersiniz, akademisyenliğinizi test eden bir sürü deneyim yaşarsınız.

Sabırlı bir insanım galiba dersiniz, sabrınız test eden bir sürü olayın içinde bulursunuz kendinizi.

Sonra da acaba ben erken mi konuştum dersiniz.

Yani insanın ne ekerse onu biçmesi midir bu? Ekip biçmek mümkünse, olayın negatif tarafından çıkmak en hayırlısı.

Kötülüğün dibini yaşayan Külkedisi nasıl oluyor da başına bu kadar olumlu şeyi getirtebiliyor bilmiyorum ama anladığım şu:  “siz onu tam bırakmadan kararınıza konu olan neyse o sizi bırakmaz.” Seçim yapmaktan korkmayın yeter.

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s