AKLINI KİRAYA VERMEK

AKLINI KİRAYA VERMEK

Sahibinden kiralık pansiyon, otel, ev, oda, araba, uğurlu ayakkabı hatta ve hatta kiralık katil arıyorum ilanları gördüm ama sahibinin aklını kiraya vermesi kadar beni şaşırtan başka bir ilan, vaka görmedim.

Hele “devren kiralık akıl” vakaları gerçekten akıl almaz bir şey.

Biliyorum gülüyorsunuz; ancak, ne hazindir ki özellikle iş hayatında en büyük meselelerden biridir bu.

İnanılmaz sayıda aklını kiraya vermiş, vermeye dünden hazır bir yığın. Kulağa harika gelmiyor değil mi? Anlaşılmaz bir şekilde kişinin kendi rızasıyla iradesini, bugününü ve yarınını bir başkasının emellerine ve istifadesine sunmasının nedeni akılsız olduğundan mıdır, sanmıyorum. Gerçekte aklının fazla olmasından kaynaklanıyordur diye düşünürüm.

Düşünsenize iradenizi tamamen bir başkasının ellerine bırakıyorsunuz çünkü o sizden daha iyi düşünür, bilir, konuşur, tahmin eder, sezer, görür, temas eder… belki de daha iyi öper. Ana da olsa baba da olsa kabul edilemeyecek bu “boynuma tasma lütfen” kabulüne peşinen razı olmak nedir, nasıl bir alış veriştir!

Aklın bir başkasına kiraya verilmesi muhtemelen diğerinin daha akıllı olduğu için değil. Yaranmak, menfaat sağlamak, gözüne girebilmek umuduyla, yani şark kurnazlığıyla, ince hesaplarla herhangi birinin sultasına girmek, kişinin kuyruğuna takılıp gitmek bir süreliğine oldukça iyi geri dönüşler sağlayan bir yatırım gibi görülebilir. Ancak, akıl kiraya verilirken akılda tutulmayan bir gerçek şudur. Çok nadirdir ki kiracı kiraladığı evi ev sahibine temiz, pak, borçsuz, bataksız bırakır. Daha da kötüsü, aklı kiraya alan ne de olsa kiracıdır, daha iyi koşullarda kiralanacak olan bir akıl bulduğunda birikmiş kira ve faturaları ödemeden, akıl sahibini sümüklü mendil yerine koyup sap gibi ortada bırakır.

Aklını bir defalığına kiraya veren ancak kiracısından kazığı yiyip te akıllanmayan ev sahibi ikinci defa ilana çıktığında ne yapar peki? O aklın boş kalmaması, kiralanması kendi başına durmasından daha iyi değil midir? Ev gibi kiralık aklın da boşu boşuna boş durması büyük kayıp olur. Kiracının ev sahibiyle ilk karşılaştığı anlarda yapılan bazı jestler, tartmalar vardır. Kiracı düzgün görünmeye, güven vermeye meyillidir. Ev sahibi ise öncelikli olarak para derdindedir. Kendini güvenceye almak için her türlü soruyu sorar, ikna olması için birden fazla görüşme yapmaya gerek duyar.  Evi kiralayana kadar her türlü “iyi aile çocuğu” rolünü oynayan, senaryosunu birkaç kez oynadığı oyunda ustalaşmış kiracı, evi aldıktan sonra istediği gibi at koşturur.

Kiracıdan sonra evini tadilattan geçirmeyen, boya cila atmayan yoktur!

Ne mi demek istiyorum?

Click!

Önceden akıl kiralamamışlar kimin aklının kiralık olduğunu birkaç işaretten anlayabilirler.

Diğerinin gölgesi gibidir, gündüz hep yanındadır gece kapının önünde.

Ayakta duramaz, hep yanındakine yaslanır.

Kısırdır, verimsizdir bir üretimi yoktur.

Mevki, güç, parayı acayip sever.

Spor uğraşı sadece takladır.

Matematikte etkisiz eleman neyse bu odur.

Herkes pul koleksiyonuyla uğraşırken bunun koleksiyonu çanaktır.

Saatine çok bakar, neden mi? Çünkü sürekli “benim zamanım ne zaman gelecek” endişesindedir.

Ağır yalamaktan mustarip olduğunu diline baktığınızda anlarsınız.

Onun yanında eziktir, ara sıra biti kanlanır.

Onu ondan daha fazla savunur.

O konuşmadan bu konuşmaz.

Onun gözlerinin içine bakar, emir almaya hazır şey gibi.

Boynu hep bükük durur, eller önde ovuşturma pozisyonundadır. Biat pozisyonunu bilge insanların karşısında gösterilen saygıyla karıştırmamanızı öneririm.

Fısıldayarak yok daha çok tıslayarak konuşur.

En sevdiği hobisi boş kağıtlara imza atmaktır.

Onun mücadele ettiği herkes bunun düşmanı, onun sevdiği herkes bunun yarenidir.

Olayın içinde olmadığı halde olayın içindeymiş gibi ileri geri konuşur.

ve en önemlisi, ki bu kesin yanılmaz bir göstergedir.

Onu görünce mideniz bulanır…

Aklını kiraya vereni hani cahildir, yeni yetmedir, tecrübesizdir diye belki affedebilirsiniz. Ancak, ya kiralık aklıyla ortalıkta dolaşanların ve de kiracıların ne mal olduğunu bilip de memur anlayışıyla “bana dokunmayan bin yıl yaşasın” zihniyetinde olup bitenin farkında olarak sırt dönenleri ne yapacaksınız?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s