Özgürlük nedir?

İnsanın ne düşündüğünü söyleyebilmesi, kararlarında, tercihlerinde baskı hissetmemesi, istediğini yapabilmesidir? Bilinçte özgür olmak ve eylemde özgür olmak, zihinsel hırs, bencillik gibi tutumlara hayır diyebilmektir? Özgürlük “hiçbir şey istemediğin zaman her şeyin senin olacağına” inanmaktır, aslında özgürlük “vazgeçilmezleri azaltmaktır”. Özgürlük diğerini “sen bana engel oluyorsun” şeklinde suçlayarak inşa edilemez. Özgürlük bir yandan yüktür, maliyettir, sorumluluktur. Çoğu dışsal sözde özgürlük içsel köleliğin üstünü örtemez. Özgürlük dışlamak değil içine alabilmektir. Çatışmasız özgürlük yoktur. İkirciklidir, insan hem onu çok ister hem de onu her şeyden sorumlu tutar. Özgürlüğü savunan insan ancak kendi özgürlüğü test edildiğinde özgürlükteki samimiyetini anlar. Özgürlüğü amaç olarak gören de var araç olarak görende ancak özgürlük tekil değildir, buna inanmıyorum, daha çok bütünseldir yaşamın anlamında anlam bulan bir şey. Anlamın anlamı ise sürekli değişir, özgürlüğün anlamı ayırmak değil birleştirmektir. Özgürlük birlik özleminin dile getirilemeyen halidir. Hayat kalabalık, dağınık bir malzemedir, risk barındırır. Asıl özgürlük bu dağınık malzemenin arasından ayıklama yaparak bir yol belirlemektir. Ancak her kaldırılan malzeme gerçekte düşüncelerin çelişkili doğasına kendini kaptırmış bir diğeridir. Özgür olmak diğer insanlar tarafından müdahale edilmemek ise bunun adı negatif özgürlüktür. Bu özgürlüğün temelinde kendi hazzını artırmaya çalışan birey negatif özgürlükteki tek mutlu varlıktır. Ama tek. Ve ne yazık ki bize dayatılan tüm masal kahramanlarının özgürlük algıları negatiftir, hep istediklerini yaparlar. Ancak kahramanlarımız erkektir, oysaki kadının özgürlük anlayışı ve arayışı farklıdır. Güdüsel bir boyun eğme eğilimini her tür özgürlük sever. İstediğin her şeyi yapma dürtüsü isteklerin köleliği demek değil midir? Yapan ancak eylemlerin sorumluluğunu kabul etmeyen insan özgür olabilir mi?
 
Sınırsızlıktır diyeceğim ama buna bir yarım karşı çıkıyor. Her yerde sınır var, kutsal kitaplarda, su içmede, yemek yemede bile! Sanırım yaratan sınırsız özgürlüğü nerelere kadar götürebileceğimizi içimizde en iyi bilen. Hayat bize aşırı olan şey fayda getirmez hatırlatmasını sık sık yapıyor. İki öğün şifadır, üçüncüsü hastalık! Ama herkesin aşırı tanımı aynı değil, olmasını da beklemek anlamsız. Sınırsız özgürlük olabilir mi, olsa bile faydalı mıdır?, İnsanın canı özgürlük tutkusundan ya da özgürlüğün kendisinden yanabilir mi?, bilemedim. Gerçekten özgürlük nedir? Aşırı özgürlük, sınırsız özgürlük, tek taraflı özgürlük, farkındalıklı özgürlük…türleri içinde sanırım kendimi en yakın bulduğum tür sorumlu özgürlük. Karşımdakinin kırmızı çizgilerine dayanmışsam haddi bilmek tevazudur,. Tevazu özgürlüktür, “zan”larla diğerinin alanına yapılan müdahale ise sanıldığı gibi özgürlük değildir.
 
Özgürlük kolay değildir. Her şey yolunda giderken, küçük bir kıvılcımla gelip akla takılıveren “neden” sorusu ortalığı birbirine katar. Örneğin, “özgürüm, hayatıma müdahale edemezsin” sözü özgürlükle ilgili sınavın merkezidir. Özgürlük zamanın sırtında yaşar ama bazen sınırlarını görmezlikten gelerek özgürlük zamanı sırtında taşımak ister. Ancak zaman akar ve sürüklenen sadece özgürlük olur. İlişkinin güvenliği mi bireyin özgürlüğü mü, bir diğer sınav noktasıdır. Özgürlük için nedenler ileri sürülür ancak ne gariptir ki haksız neden yoktur. Hem güvenlik hem özgürlük böylelikle birlikte yok olur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s