Anton Babinski

ANTON BABİNSKİ
 
Değişik modelleri olsa da Anton Babinskicinin yöntemleri genelde aynıdır. Yönteme geçmeden önce BİLİM İNSANLARININ bir yanlışını bahsetmeden geçmeyeyim.
 
Bilim insanları Babinskici hakkında her ne kadar “kifayetsiz” deseler de yanılırılar. Bunlar yetersiz, yeteneksiz değildir. Aksine konuşmanın dışında kalan insan sanatlarının dört alanında “yazmada, çizmede, boyamada ve galeyana getirmede” yeterlidirler, ustadırlar. “Çalışmamak” becerileridir dense de bilim insanları bu konuda da yanlıştadırlar. Babinskici çalışır, hem de öyle çalışkandırlar ki dilleri gece gündüz çalışmaktan zımparada da olsa yalamaktan geri durmaz. Bu “yalak” dil köpeklerin koku alma duyusundan aşağı kalmayan derinde yatan en büyük “hırsları, arızaları, komplekslerin” kokusunu alır.
 
Açık açık seni eleştiren en değerli arkadaşının aksine Babinskici korkak bir karanlığın içinden gelir, kendini gizler. Bu karanlığı size aydınlık olarak göstermekte mahirdir. Alttan alta seni pışpışlar. Seni düşünüyormuş gibi davranır, hatta o kadar iyidir ki sevgisinden gözlerin yaşarır. “Kahramansın kurtar bizi” der. Sürpriz ama organize “senin adına” çıkışlar yapar, seni sevdiğini önem verdiğini düşündürür. Seninle ilgili her şeyi öğrenecek kadar yakınlaşır. Böylelikle önce seni elverdiği ölçüde kopyalar. Tıpkı bir virüs ya da bakteri gibi içine gizlice nüfus edip kanını emmeyi amaçlar Tebrikler siz ise artık bir anton-babinskisiniz. Gerçeği görme duyunuzu kaybettiniz ama kör olduğunuzu bilmiyorsunuz. Babinskici ustası “Senin gibi düşünme, senin gibi söyleme, senin gibi davranma” kopyalaması bitince yapay kopyasını yok etmek ister, sana düşman olur.
 
Artık Anton olan yapay kopyayı eleme sürecine giderken Babinskici şu üç yoldan birini ya da hepsini kullanır:
 
1. “Dedikodu gibi olmasın ama”, “valla ben söyleyenlerin yalancısıyım” “laf taşımayı sevmem ama” ile başlayan –miş’li geçmiş zamanın hakkını en güzel veren turlarıyla başkalarıyla ilgili kendinizi farklı şekilde iyi hissetmenizi sağlayacak kötü şeyler söyler. Ancak o başkalarına da sizle ilgili gerçek olmayan kötü şeyleri çoktan söylemiştir. Sizi konuşturduğunda bunu “benden sır çıkmaz”la taçlandır. İki güne duymazsanız ileride kullanmak için koz olarak saklar. “Yemin” ve bildiğiniz ama özellikle de bilmediğiniz tüm kutsal kelimeler sakızıdır. Fakültelerin “Görsel sanatlar” bölümlerinde “Mülayim, kalender, mütedeyyin, muhteriz” derslerini başarıyla bitirdiklerinden böyle görünmeyi takdire şayan şekilde ifa etmeye devam ederler. Gizli muhterislik konusunda o kadar uzmanlaşmıştırlar ki sanırsınız kendi ikbali için değil sizin ikbaliniz için kendini feda etmeye hazır. Aslında bu aşama da amacı kaldıysa kırıntılarınızı da kopyalamaktır.
 
2. Ne yapar ne eder çevresindeki ayaklı gazeteleri harekete geçirir. Yapay kopyasını yok etmek uğruna öpemeyecekleri el, yalayamayacakları .öt yoktur. “Her devrin adamı olma” tek bölümlü fakültelerde ders veren bu kısa mesafe koşucuları hudut, sınır nedir bilmezler. İlkokuldayken verem aşısından kaçmış bu tip, kendi için geliştirdiği “cehalet” zehrini elini ve .ötünü öptüğü herkese bulaştırır. Çevrenizde birden “bizden, sizden”, “onun adamı, bunun adamı” “size karşı olanlar” diye bir gurup beliriverir. Bunlar babinskicilerce ısırılmış minik babinskicilerdir. Ne kazık, ne sarımsaklı su bunların kalplerine işlemez. “Seks, para, şan”, “seks, para, şan” dan gözleri dönen babinsikiciler yeniden yaşama dönebilmek için her şeyden sorumlu gördükleri sizi öpesiye kovalarlar.
 
3. En yetenekli balıkçılardan “Ağ” örme dersi aldıklarından ve ördükleri ağla sizin en küçük titreşiminizi bildiklerinden sizin fark etmediğiniz dedikodu ağını yavaş yavaş hedef tahtasındaki öküz gözünün rengine boyamaya başlarlar. Anlamazsınız neden insanlar size “dik dik” bakıyor ya da siz geçerken arkalarını dönüp kendi aralarında fısıldaşıyorlar. En yakınınızda olan bu kişiyle dertleşmeye başlarsınız. Bu dönem sizin tepeden indirilme döneminizdir. Tepkileriniz havada kalır. “Yanlış anlamışsın” der elindeki üç maymun biblosunu masanızın üstüne koyar. Antonsunuz ya, kalleşliğini elinde tuttuğu vidaları ve matkabı fark edemezsiniz. Ben politikacıyım diyen siyasetçiye şapkasını ters giydirecek bir takiyye devreye girer. Günahınız olmadığı halde düşmanlarınız çoğalmıştır. “Ben size demiştim” köşe kapmaca oyununun da devreye girdiği bu dönem yapay kopyanın becerisi yoksa nefessiz izleyeceği bir bölümdür. Sağlı sollu gelir her şey karman çorman bir hal almaya başlar. Yapay kopya “hadi ya bunu da mı yapmışım” diyerek yavaş yavaş kendi kendini imha pimine doğru uzanır.
 
Artık dünyadan bir Anton Babinski daha geçmiştir. Ruhuna el-fatiha.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s