Kaç tür hayat vardır?

Bence tek.
Ve bu tek olan hayatı ben nasıl değerlendirmekteyim?
 
Tam ilk yarısı kalıplara, çocukluktan takılmış koşumlara, illüzyon korkulara kaptırıp heba oldu diyecekken, heba olmadığını, sadece olması gerekenlerin olduğunu anlayıp ikinci yarısını tutkumun peşinde koşarak yaşamaktayım.
 
İlk yarının adı KEŞKE ve bu yarıdan aldığım dersler:
 
Birinci ders: “İyi ki oldu, olana şükret olmayana sabret.”
İkinci ders: “Sadece yardım isteyene yardım et, istediğini düşünerek yardım edersen sonuç hüsrandır bilesin.”
Üçüncü ders: “Kendine hakkını vermemek, kendi hakkını yemek de bir hak yemektir unutma.”
Dördüncü ders: “Acı beden acıyla beslenmeyi sever, acıyı göm gitsin.”
Beşinci ders: “asıl zenginlik sıfırlanmak, fabrika ayarlarına dönmek için bu bir fırsat.”
 
Şimdi ikinci yarı. Onun adı da İYİKİ. Bu yarıda da olmazsa uzatmalara güveniyorum.
 
Artık çok zenginim. “Birşey ister misiniz?” diye sorduğum insanlar “sadece seni” diyor.
 
Artık tutkum “ben” olmak.
 
Bu yarıda başkasını memnun etmek sevdasıyla kendini yok etmek yok. Korku yok çünkü korkacak birşey yok onun yerine sadece mutluluğu takip etmek var. Mutluluk o kadar küçük izler bırakıyor ki görmek için yavaşlamaya ihtiyaç var. Başa gelen herşey de bunun için, yavaşlaman, durup bir an düşünmen için.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s