Kaç tür iş vardır?

Bence iki.

Giderken ayaklarınızın “geri geri” gittiği ya da “ileri ileri” gittiği.

Yaptığımız iş birçoğumuzun kimliği olmuş. Şimdilik ikinci sırada fakat yakında birinciyi de zorlar: Önce Adınız? “…” sonra “ne iş yapıyorsunuz? “…” Her ne kadar aç kalmamak, aileye bakmak gibi nedenler öne sürsek de kabul edelim iş giderek bizim için paradan, hatta aileden daha önemli bir anlam taşımaya başladı. İş yapmazsak işe yaramadığımızı düşünüyoruz. Değersizliğin dibine batıyoruz. İşkolikiz, o kadar ki sadece çalışmak için yaşıyoruz gibi. İşte geçirdiğimiz sürenin bir o kadarını da işle ilgili endişelere, keşkelere, bizi kızdıran patronlara, işyerinde ceryan eden olumsuz olaylara harcıyoruz. İşimizle YATIP İŞİMİZLE KALKIYORUZ çünkü ondan, bize kattığı imajdan, statüden besleniyoruz. Ama ister severek ister “si si” yaptığımız iş bir gün bitecek (emeklilik sendromu) ya da “KPI” lar, toplantılar, beyaz yaka kariyerler falan derken hala fark etmediyseniz bir gün yaptığınız işle gerçekten yapmak istediğiniz arasında bir fark olduğunu sizde hissedeceksiniz.

Soru şu. Yaptığın işi seviyor musun? Para vermeseler dahi yaptığın işi yapmaya devam eder misin? Kariyerinde ani u-dönüşü yapan insanların cesaret dolu hikayelerinden etkileniyor musun? Neden? #işdünyası

Yazar: berraligezgin

Tutkulu bir öğrenci...

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s