SIKILMAK İYİDİR

İZİN VERİN SIKILSINLAR: Haz tuzağı, her şeyde iyi olmak ve nesil hatası.
Yeni nesil çocukları, yeğenleri, kardeşleri olanlar eminim ne demek istediğimi anlamışlardır.
Kafada hızlı tüketim, zihinde uyarılmış doyumsuz merak, elde telefon, tablet, bilgisayar. Yapılan her neyse sürekli haz vermeli, hızlı ve değişik olmalı, hep mükemmel olmalı ve hiç yenilmemeli.
Çocuğun “SIKILDIM” demesi bir ebeveyn için atom bombası etkisindedir. Yapılan masrafları, katlanılan fedakarlıkları, çabaları bir çırpıda siler süpürür. Kısaca şalterleri attırır.
Biz onlara çocuk diyoruz ama asıl zeka onlarda. Nereden vuracaklarını bilmede uzmandır duygu tüccarları.
Böyle bir durumda ebeveynler ne yaparlar?
A- Taze ebeveyn kendini suçlu hisseder ve yeni cihazlar alarak bu sıkılmayı beyhude gidermeye çalışır. Yeni cihazın ömrü bir gün bilemedin 1 haftadır. Yeni cihaz yeni sıkılmalar yaratacaktır, emin olun.
B- Ortalama tecrübeli ama dersini hala almamış bir ebeveyn sıkılmanın kendine düşen payından kurtulmak için boş yere kendini yorar ve “elinden tutan mı var çık dışarıda oyna, şuraya git, al eline kitabını oku…” seçeneklerinden biriyle basar azarı. Yarım saat sonra kapı zili çalar, asık suratla içeri geren çocuğun yüzünden hala sıkıldım akmaktadır.
C- Bir daha tuzağa düşmemeye yeminli akıllanmış ebeveyn “hayatta sıkılmak ta var” der, umursamaz, birşey yapmaz.
Whitehall çalışmasına ben inanmıyorum. Şimdi bu üç senaryonun 20 yıl sonraki hallerine bakalım.
A- Anne bu adamdan (evden, evlilikten, işten vs) sıkıldım.
Tm cnm. Yeni adam (ev, evlilik, iş…) bakalım mı?
B- Anne bu adamdan (evden, evlilikten, işten vs) sıkıldım.
Elinden tutan mı var, başkasına bak.
C- Anne bu adamdan (evden, evlilikten, işten vs) sıkıldım.
——————-
Yine cevap vermedi. Dur bir dakika. Konuya bir de başka açıdan bakayım, aa adam baya adammış yani.
Sıkılmak iyidir. İnsanı dışarıdan uyarıcı yerine içeriden bir uyarıcı bulmaya sevk eder. Zihin içinde daha önce gidilmeyen yerler ziyaret edilir. Kutu çalışmaya başlar. Bundan daha büyük bir kazanç olabilir mi? Eğer birileri okuldan, evden, evliliğinden, işyerinden sıkılmasaydı bugün bu gelişmeler olabilir miydi?
Kısaca sıkılmak yaratıcılığı tetikler. Nasıl korku bizi tehlikeden korumak için, üzüntü gelecekte hata yapmayı önlemek için varsa sıkılmakta çok işlevli bir duygu.
Boşverin, sıkılsınlar. Sıkılmayı sakın yok etmeye çalışmayın.
Bana kulak vermiyorsanız İngiliz’e kulak verin.
“Sürekli heyecanla dolu bir hayat çok yorucu. Çünkü kişi, her zaman kendisini canlı tutacak bir şeylerin arayışında olacak”
“Aşırı seviyedeki heyecan sağlığı bozduğu gibi, mutlulukların içini boşaltır. “Tahrik” hissi, doğal tatminler, güzel sürprizler ve bilgeliğin yerini alır. Sıkılmak aşırı heyecanı dizginlemek için vazgeçilmez bir elementtir”
“Heyecanlanmanın kötü bir şey olduğunu söylemiyorum. Ancak bunun nicel bir şey olduğunu söylüyorum. Az olması durumunda hastalıklı bir hâl alabilir, çok fazla olması da insanı tüketebilir. Bu nedenle “sıkılmak”, mutluluk için dengeleyici bir unsurdur ve gençlere öğretilmesi gerekir.” – Bertrand Russell

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s