Hayat okulu mensup ve mezunları

Yatılı okulda okudum. O nedenle “Belletmen” ve “Öğretmen” arasındaki farkı çok iyi bilirim. Bazı belletmenleri çok iyi tanırım ki onlar yatılı okuyan öğrencinin hayatının içine etmek için sabahları ranzaya metalle vurup rahatsız etmekten, beyinleri belleyip beton dökmekten çekinmeyen, gece herkesi uyandırıp tuvaletin deliğine yapabilme eğitimini belleten, tüm gün giydiği takım elbisesinde etütlerde terör estiren gece ise hayata burnunu sokan.

Belletmenler bir tarafa ama iyi ki hayatımda “efsane öğretmen, model öğretmen, mükemmel öğretmen, ışık öğretmen, kamil, eksiksiz, kusursuz, tam ve yetkin öğretmen asla olunamayacağı bilen öğretmen, devamlı yeni şeyler öğrenilip bunların aktarılması gerekli olabileceği için aracı olduğunu bilen rehber öğretmen, çarpık sisteme, çarpık zihinlere, ekonomik yetersizliklere, bürokrasiye ve inanmayanlara rağmen emektar öğretmen, öğrencisinden öğrenebilecek kadar mütevazi öğretmen, aynılaştırmaya çalışan, sürekli sıralamaya çalışan sisteme, insanlara rağmen, her bir öğrencinin değerli olduğunu bilen öğretmen; itaat etmeyip gerçekten eğitmen olan, dürüstlüğünün karşılığını ceza, sürgün olarak almaktan korkmayan cesur öğretmen; sınıftaki en zeki öğrencinin kendisi olmadığını hiç ama hiçbir zaman aklından çıkarmaması gerektiğini bilen öğretmen; söylemenin vasat, açıklamanın iyi, göstermenin daha iyi ama ilham vermenin ve yaşatmanın en doğrusu olduğunu bilen öğretmen; öğretmekle yükümlü olmayan öğrenmenin şartlarını hazırlayan öğretmen; bilen değil eğitebilen öğretmen; konuyu basit bir şekilde açıklayamadığında onu aslında anlamadığını kabul eden öğretmen; belleten değil düşünme becerilerini kazandıran öğretmen; hiçkimseye birşey öğretemeyeceğini bilen öğretmen; idealist ruhunu naftalin kokan sandığa gömmeyen öğretmen; adının önüne gelen ünvanla egosu ters orantılı öğretmen; sağlıklı ve gerçekçi bir özgüvene sahip, kişiliğinin güçlü ve zayıf yönlerini tanıyabilen ve kendisini gerçekleştirecek hedefler belirleyebilen tatlı sert öğretmen; itaatin saygı olmadığını aksine öğrencilerin ufkunu açan, farklı düşünmeye yönelten, kendilerini ifade etmelerine izin veren, onlara saygı duyan, değer veren ve bunu onlara hissettiren öğretmen; goygoy yapmayan zihinleri boş bırakmayan öğretmen; zorlaştıran değil, kolaylaştıran, aynılaştıran değil, farklılıkları önemseyen, ödev veren değil, ilham veren, ezberleten değil, sorgulatan, iyi cevaplar veren değil, iyi cevapları bulduran, cevap veren öğrenciyi değil, iyi sorular soranları ödüllendiren öğretmen; hayal kuran bilim-kurgu okuyan okutan öğretmen; her çocuğa ulaşamayacağını bilecek kadar gerçekçi ama her sabah kalkıp bunun için çabalayacak kadar iyimser öğretmen; öğrencilerin kaşlarını çatması, kafasını kaşıması, elindeki kalemi bırakarak “oha, bir saniye” düşünce balonuyla yüzüne bakmasını sağlayan öğretmen; mekanda kendini gereksiz kılabilen ve sevgili başöğretmenim Atatürk’ün istediği “vicdanı hür irfanı hür” nesiller yetiştirmeyi gaye edinen” rehberlerim oldu.

Hepsi nadir mezun veren hayat okulunun değerli birer mensubuydu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s